Sezen Aksu demiş ki : ‘Bende yoluma giderim,ezdirmem kendimi ama gezdirmem de gönlümü, gider acımı çekerim.’ Ne haklı demiş. Oysaki içimizde acılar var. İnsanlar bizi, bizim onlara kendimizi tanıttığımız kadarıyla biliyorlar. Acılarımızı belki anlamıyorlar belki de biz göstermek istemiyoruz. Peki değer verdiğimiz insanlara karşıda aynı mıyız ? Onlara acılarımızı,krizlerimizi,düşündüklerimizi rahatça söyleyebiliyor muyuz ? Hiç sanmıyorum. Herkes dışarıdan göründüğü gibi gözükür. Lakin öyle değildir. Yolumuza gideriz çoğu zaman doğru ve ya yanlış yol lakin gideriz işte. Acımızı içimizde yaşarız kimseden habersiz. Fakat yalnız kaldığımızda bir biz biliriz içimizde ne fırtınalar koptuğunu. Aklımızdan hiç çıkmayan insana neler diyemediğimizi, yanlış anlaşılmaları nasıl düzeltemediğimizi, açık açık konuşamamayı bir içimiz bilir. Ve o şekilde devam ederiz. Ne kadar doğru bu tartışılır lakin yüzünü saatlerce izlemek istediğimiz insanı gördüğümüzde bunların hepsi bir anda geçiverir. Bunun da bize yaşattığı bir acı vardır birde. Karşımızdaki insanı gördüğümüzde mutlu olduğumuzu, gülüşüyle aklımıza kazındığını asla bilmez. Onun için normal sıradan biriyken, bizim için dünyanın güzelliklerinden birisidir ve bundan haberi bile yoktur. Onun için basit, kolay düşürülen biriyiz belki de. Biz biliriz ne kadar zor olduğumuzu ve sadece ona kolay olmak istediğimizi, sadece ona düşmek istediğimizi sadece biz biliriz. Eşitlik midir bu bilmem ama değer verdiğimiz insana zaafımızın olması ve bundan onun haberi olmaması, her gün hiç bir şey yokmuş gibi yaşamaya devam etmemiz içimizdeki acının temelidir. Ama olsun be deriz nasıl istersen öyle olsun. Ve ardından Sezen Aksu’nun şarkısında buluruz kendimizi : “Peki nasıl istersen öyle olsun.”